Çağdaş Eğitim, Öğrenci Merkezli Eğitim ve Tam Öğrenmedir!..

 
 
   
Çağdaş Eğitim
Çoklu Zeka
Çoklu Zeka - 1
Çoklu Zeka -2
Öğretmen
Okul Yönetimi
Rehberlik
Başarı Motivs.
Çağdaş Eğt.Sit.
Eğitim Sendikl.
MEB Kurumları
Resmi Kurumlar
Sizden Gelenler
Web Tasarımcı
Sizin Siteleriniz
 
 
 
     

Çoklu Zeka Alanları Ölçeği

ÖĞRENCİ YÖNLENDİRME MERKEZİ ÇOKLU ZEKA ALANLARI ÖLÇEĞİ PROGRAMI
       Geleneksel yapıdaki eğitim sistemleri, sözel ve sayısal alanlarda   çok iyi gelişmemiş öğrencilerin sahip oldukları diğer yeteneklerini görmezden gelerek, küçümseyerek veya yok sayarak bu öğrencileri    kolaylıkla " öğrenme özürlü," " zeka özürlü" veya " yavaş öğrenen" gibi olumsuz sıfatlarla etkileyebilmektedirler. Diğer taraftan,   çoklu zeka teorisi, bütün çocukların sahip oldukları doğal ve gizil   güçleri, potansiyelleri ve yetenekleri bulmayı ve onları geliştirmeyi vurgulayan bir eğitim felsefesi ortaya atmaktadır. Bu  yönüyle bu teori , çocukların sahip oldukları iç yetileri, ilgileri   ve istidatları hakkında anlayış geliştirmek ve tartışmak için   eğitimcilere ortak bir dil sunmaktadır. Yapılan araştırmalar zeka gelişimi konusunda doğru ve etkili bir öğrenme ortamının, kalıtımdan   çok daha önemli olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.  Bu teorinin öğrencilere eğitim kurumlarında uygulanabilmesi için öğrencilerin bu özelliklerini ölçebilmek gerekmektedir. Bu envanterin amacı, bir bireyin kendisini sekiz farklı zeka alanında da sahip olduğu tecrübeleriyle ilişki kurmasına yardım etmektir. Bu değerlendirme, öğrencilere yaşamlarında yoğun olarak kullandıkları  zeka bölümleri hakkında fikir verirken geliştirmeleri gereken zeka  bölümlerini de fark etmelerine yardımcı olacaktır. Ülkemizde henüz çoklu zeka teorisini uygulamaya çalışan çok az okul bulunmaktadır.  Buna rağmen öğrencilerin alan ve meslek seçerken çoklu zeka  alanlarının farkında olmalarında büyük yararlar vardır. Burada; Çoklu zeka öğrencilere nasıl öğretilebilir?, Eğitim sürecine  nasıl uygulanabilir?, Sınıf yönetimi nasıldır?, Ölçme değerlendirme anlayışı nasıldır ?, Öğretim stratejileri nelerdir?, Çoklu zeka teorisine dayalı bir okul yapısı nasıl oluşturulur? gibi soruların yanıtlarına yer verilmemiştir. Bu soruların yanıtları hakkında  detaylı bilgiler, kaynaklarımızda belirttiğimiz yayınlardan  edinilebilir.Amacımız bu teori hakkında kısa bilgiler vermenin yanında geliştirmiş olduğumuz "Çoklu Zeka Alanları Ölçeği"ni  tanıtmaktır. Ölçeğin gelişme aşamalarında çeviri ve yayınlarından yararlanabilmemiz için izin veren Yrd. Doç. Dr. Ahmet Sabana, kaynaklar öneren ve çalışmalarımızın çeşitli aşamalarında önerileri  ile katkıda bulunan Dr. Nilay Bümene, soruların istatistiksel analizlerini yapan ve sonuçlarını kitapçığımızda sunan Dokuz Eylül  Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Zahit Harmanlı'ya, soruların kültürümüze uygun  ve anlaşılabilir olması için niteliksel analizlerinde yardımcı olan edebiyat öğretmeni Kenan Ayana, çalışma grubumuzda bulunan rehberlik   ve psikolojik danışmanlık bölümü son sınıf öğrencisi Zeynep  Alptunaya, optik okuma - soruların ve kitapçığın yazımı konularında  yardımcı olan ölçme-değerlendirme görevlisi Gülfer Sarucana teşekkür  ederim.
             ÇOKLU ZEKA TEORİSİ VE ÇOKLU ZEKA ALANLARININ ÖLÇÜLMESİ
         Kaza ya da hastalık sonucu hasar görmüş beyinleri inceleyen Prof. GARDNER, bir bölümü hasar gördüğünde çoğu kez tümüyle sağlıklı  kalacak şekilde birbirinden bağımsız çalışan ayrı ayrı yetenekler gözlemlemiştir. İnsan beyninin farklı bölümlerden oluştuğu ve      her bir bölümün özel işlevlere sahip olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Beyin hasarlarından doğan zeka bozuklukları üzerine elde edilen araştırma   
   bulguları sonucunda, insanların beyinlerinin belli bir  bölümü zarar gördüğünde bile, beynin kalan bölümü ile insanlar belli alanlarda
   performans gösterebiliyor ve yaşamlarına devam edebiliyorlardı.
            Prof. GARDNER zekayı yeniden tanımladı. Ona göre zeka, değişen dünyada yaşamak ve değişimlere uyum sağlamak amacıyla her
   insanda kendine özgü bulunan yetenekler ve beceriler bütünüdür, yaşadığınız  toplumda faydalı şeyler yapabilme kapasitesidir. Her insan
   sahip olduğu zekalarla birlikte farklı bir öğrenme, problem çözme ve iletişim kurma yöntemine sahiptir. Zeka, yaşam boyu karşılaşılan farklı
   durumlarda problemleri çözme ve yeni ürünler ortaya çıkarma        kapasitesidir.
            Prof. GARDNER yıllar boyu hakimiyetini sürdüren, insanların tek bir zekaya sahip oldukları IQ denilen zeka anlayışını kırdı. Ona göre 
  insanların sahip oldukları çoklu zekaların her biri yaşamak,öğrenmek ve insan olmak için kullanılan etkili birer araçtırlar.
           ZEKAYA İLİŞKİN ESKİ ANLAYIŞ
            1. Zeka doğuştan kazanılır,sabittir ve bu nedenle de asla değiştirilemez.
            2. Zeka, niceliksel olarak ölçülebilir ve tek bir sayıya  indirgenebilir.
            3. Zeka,tekildir.
            4. Zeka,gerçek hayattan soyutlanarak (yani,belli zeka testleri ile) ölçülür.
            5. Zeka, öğrencileri belli seviyelere göre sınıflandırmak ve onların gelecekteki başarılarını tahmin etmek için kullanılır..
              ZEKAYA İLİŞKİN YENİ ANLAYIŞ
            1. Bir bireyin kalıtımla birlikte getirdiği zeka kapasitesi iyileştirilebilir, geliştirilebilir, değiştirilebilir.
            2. Zeka, herhangi bir performansta,üründe veya problem çözme  sürecinde sergilendiğinden sayısal olarak hesaplanamaz.
            3. Zeka, çoğuldur ve çeşitli yollarla sergilenebilir.
            4. Zeka, gerçek hayat durumlarından veya koşullarından soyutlanamaz.
            5. Zeka, öğrencilerin sahip oldukları gizil güçlerini veya doğal  potansiyellerini anlamak ve onların başarmak için uygulayabilecekleri
   farklı yolları keşfetmek için kullanılır.
             ÇOKLU ZEKALAR
          SÖZEL-DİLSEL ZEKA: (Okuma, yazma ve konuşma zekası) Kelimelerle  düşünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamları
   değerlendirme,  kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikaye anlatma, gramer bilgisi, mecazi anlatım, 
   benzetme, soyut ve  simgesel düşünme, kavram oluşturma ve yazma gibi karmaşık olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma   
   becerisidir.
            Bu zekası yüksek olan kişiler her hikayeyi, masalı, fıkrayı anlatır.
            İyi bir hafızası vardır. Kelime oyunlarını sever. İyi bir kelime hazinesi vardır. Sözel olarak iyi iletişim kurar. Öğrenmede daha çok
   kitaplar, teypler, yazma materyalleri, görüşme ve tartışmalar,
    konuşma ve dinleme materyallerine ihtiyaç duyar. Farklı kelimeleri,  sesleri, ritimleri dinler ve tepkide bulunur. Diğer insanların seslerini,
    dil üslubunu, okumasını ve yazmasını taklit edebilir.
            Cümleleri dinler, yorumlar, farklı bir tarzda ifade eder ve söylediklerini hatırlar. Okuduklarını anlar, özetler ve kolaylıkla hatırlar. 
 Farklı zamanlarda, farklı amaçlar için, farklı gruplara etkili bir biçimde hitap edebilir. Dinleyicileri, konuşmaları ile etkiler. Okuma, yazma,
  dinleme ve konuşma gibi dil sanatlarında farklı yapılar oluşturabilir. Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir. Hikaye, şiir yazma gibi e
  etkinliklerden zevk alır. Yeni dil formları oluşturur. Etkili dinleme becerilerine sahiptir.
            Öğrenme yolu: Kelimelerle oynayarak, yazarak, okuyarak, konuşarak, mizahı kullanarak, ikna ederek öğrenme.
            Çalışma alanları: Edebiyat, Yazarlık, Şair, Arşivcilik, hatip, Dil Bilim, Hukuk, Siyaset gibi alanlarda başarıyla çalışırlar.
             MANTIKSAL-MATEMATİKSEL ZEKA: (sayı, anlama ve mantık zekası)
            Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme,
   sayılar, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.
            Nesnelerin nasıl çalıştığına dair sorular sorar. Hızlı bir şekilde zihinsel matematik yapar. Matematik aktivitelerini, strateji
     oyunlarını, mantık bulmacalarını sever. Yüksek düşünme tekniklerini kullanır. Zeka oyunlarında başarılıdır. Deney yapma, sınama,
   sorgulama ve araştırmalardan zevk alır. Öğrenmede daha çok keşifler, düşünme, tümevarım ve problem çözmeden yararlanır. Neden-
  sonuç ilişkilerini çok iyi kurar. Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir. Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır.
            Hipotezler kurar ve sınar. Miktar tahminlerinde bulunur. Grafikler ya da şekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar.
            Bilgisayar programları hazırlar. Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.
            Öğrenme yolu: Akıl yürüterek, soyut modelleri tasarlayarak, sayılarla düşünerek, ilişkileri ve bağlantıları kurgulatarak öğrenme.
            Çalışma alanları: Muhasebeci-satın alma, matematik ve mühendislik bilimleri, Bilim adamı, İstatistik, bilgisayar, ekonomi ve fen
     bilimleri alanlarında başarıyla çalışabilirler.
             GÖRSEL VE MEKANSAL ZEKA: (Resim, renk ve şekil zekası) Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu
   nesneleri algılama ve muhakeme etme becerisidir.
            Resimler ve şekillerle düşünür. Hayalinde gördüğü resimleri  anlatabilir. Harita, tablo ve diyagramları anlayabilir. Çok hayal kurar.
  Sanat ve Proje aktivitelerini, görsel sunuşları sever.
            Okurken kelimelerden çok resimlerden anlar. Tasarım, çizim ve görsellikten zevk alır. Öğrenmede daha çok sanat, video, filmler,
   bulmacalar ve haritalardan yararlanır. Kolaylıkla yön bulma becerisine sahiptir. Dinlediklerinden zihinsel objeler hayaller, resimler üretir.
  Öğrendiği bilgileri hatırlamada bu zihinsel resimleri kullanır. Üç boyutlu ürünler hazırlamaktan hoşlanır.
            Origami ve maketler hazırlar. Bir objenin farklı açılardan perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandırabilir. Öğrendiği bilgileri
   somut ve görsel sunuşlara dönüştürür.
            Öğrenme yolu: İmgeleri düzenleyerek, zihinsel resimler oluşturarak, çizerek, desen oluşturarak, hayal ederek öğrenme.
         Çalışma alanları: Ressam, Artist, Fotoğrafçı, Mühendis, Kameraman,  Mimar, Heykeltıraş, Tasarımcı, Dekoratörlük, İzci, Rehber
 gibi  meslek alanlarında başarıyla çalışabilirler.
            BEDENSEL-KİNESTETİK ZEKA: ( Beden, hareket ve denge  zekası)Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve
   vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir.
            Bir veya birden çok sporla uğraşır. Uzun süre hareketsiz oturamaz. Nesneleri parçalayıp bütünlemeyi sever. Yeni tanımadığı
   nesnelere dokunur . Hareket ederek öğrenir. Dinleme, konuşma, dans, koşma, dokunma ve hareket etmeyi sever. Öğrenmede role-play,
   drama, tiyatro  ve hareket etmeye ihtiyaç duyar. Sağlıklı yaşam konusunda vücutlarına özen gösterirler. Fiziksel işlerde, görevlerde
   denge, zarafet, maharet ve dakiklik gösterirler. Çevresini, nesneleri, eşyaları dokunarak ve hareket ederek inceler. Öğrendiklerine
   dokunmayı, ellemeyi ya da onları kullanmayı tercih ederler. Fiziksel  maharet isteyen alanlarda (dans, spor...) yenilikler keşfeder ve
   farklılıklar ortaya çıkarırlar. Rol yapma, atletizm, dans, dikiş-nakış gibi alanlarda yetenekleri vardır. Aktif katılımla daha iyi öğrenirler.
   Söylenenden daha çok yapılanı hatırlarlar. Gezi-inceleme-model/maket yapma gibi fiziksel aktivitelere katılımdan zevk alırlar.
   Organizasyon yapma özellikleri gelişmiştir.
            Bulundukları çevreye ve onu kapsayan sistemlere karşı duyarlıdırlar ve sorumlu davranırlar.
            Öğrenme yolu: Zihinle bedeni birleştirerek, mimiklerle, vücudu geliştirerek, dokunarak, dans ederek, üç boyutlu tasarımlar
   oluşturarak öğrenme.
            Çalışma alanları: Spor, Dans, Heykeltıraş, Teknik direktör, Kareografi, Oyunculuk, Cerrahlık, Pandomimcilik, Sanatçılık gibi
   alanlarda başarıyla çalışabilirler.
             MÜZİKSEL - RİTMİK ZEKA: (Ses, melodi ve ritim zekası ) Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, faklı sesleri tanıma ve yeni sesler,
   ritimler üretme becerisidir.
            Ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen  seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlılık kapasitelerini içerir. Notasını görmediği müziği tanır. Melodileri tanır. Enstrüman çalar, koroda söyler. Çalışırken tempo, ritim tutar. Seslere karşı duyarlıdır. Şarkıları kolaylıkla öğrenir. Şarkı söyleme, mırıldanma ve dinlemeyi sever. Öğrenmede müzik, teyp-recorder, kasetler ve ritimlere ihtiyaç duyar. İnsan sesi çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur. Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur. Seslerle nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir. Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya çıkarabilir. Orijinal müzik        kompozisyonları oluşturabilir.
            Öğrenme yolu: Melodi ve ritim yaratarak, empati kurarak, seslere duyarlı olarak, enstrüman kullanarak, müziğin yapısını k
 kavrayarak öğrenme.
            Çalışma alanları: Şarkıcı, Besteci, Müzisyen, Orkestra şefi, Müzik eleştirmeni gibi alanlarda başarıyla çalışabilirler.
             KİŞİLER ARASI - SOSYAL ZEKA: (İnsan, ilişki ve uyum zekası) Grup içerisinde işbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma,
   insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlama, paylaşma, ifade edebilme, yorumlama ve insanları ikna edebilme becerisidir.
            Arkadaşları ile birlikte olmaktan hoşlanır. Doğal lider olarak  davranır. İkna becerisine sahiptir. Kulüp dernek ve komitelerde  zevkle
   çalışır. Çok arkadaşı vardır. Dinlemeyi ve konuşmayı sever.
            Yönetme ve organize etmeden zevk alır. Öğrenmede arkadaşlar, grup oyunları ve sunuş yapmaya ihtiyaç duyar. Yaşıtlar ile ya
   da farklı yaş grupları ile olmaktan zevk alırlar. Diğer insanların duygularına karşı duyarlıdırlar. Diğer insanları konuşmaları ile etkilerler.
            Grup ve takım çalışmalarından, çok özel ve mükemmel ürünler ortaya çıkararak; gruplar halinde çalışmaktan zevk alırlar. Farklı
   kültürler, farklı yaşam tarzları konusunda çok meraklıdırlar. Çok küçük yaşlarda bile toplumsal ve politik sorunlarla ilgilenebilirler. Güçlü
   bir espri yeteneğine sahiptirler.
            Davranışlarının sonuçlarını değerlendirebilirler. İnsanların her tür davranışına karşı kabul edicidirler. Sözel ve bedensel dili etkili  bir
   biçimde kullanırlar. Farklı ortamlara, farklı insan topluluklarına girdiklerinde kolaylıkla uyum sağlayabilirler.
            İnsanları organize etme yetenekleri vardır. Liderlik vasıflarını  taşırlar.
            Öğrenme yolu: Sinerji oluşturarak, sempati kurarak, işbirliği yaparak, kaynaşarak, iletişim kurarak öğrenme.
            Çalışma alanları: Öğretmenlik, Yönetim, İşletme, Danışmanlık, Psikologluk, Rehberlik uzmanıve Politika gibi alanlarda başarıyla
   çalışabilirler.
           KİŞİSEL-İÇSEL ZEKA: ( Ben, karakter ve kişilik zekası) İnsanın kendi duygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini
   tanıma, kendini değerlendirebilme ve kendisiyle ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.
            Özgürlüğüne düşkündür. Bireysel çalışmalardan zevk alır. Kendisi hakkında düşünmeyi sever. Kendi ilgi ve becerilerinin farkındadır.
   Başarı ve başarısızlıklardan zevk alır. Kendini sever ve kendisiyle gurur duyar. Yalnız kalmaktan hoşlanır. Kendi iç dünyasını düşünür.
   Hedefler oluşturma ve hayallerden zevk alır. Öğrenirken kişisel çalışmalar, kendini değerlendirme ve kişisel farkındalığa ihtiyaç duyar.
   Yaşadıkları her olay veya deneyim üzerinde çok fazla düşünürler. Kendi içlerinde bir değer ve anlayış sistemi oluştururlar. Her şeyde
   kendilerinden bir şey ararlar. Yaşam felsefelerini oluşturmaya yönelik bir arayış içindedirler. Yaşamlarında motivasyon kaynakları,
   hedefleridir.
            Öğrenme yolu: Yoğunlaşarak, duygu ve düşüncelerinin farkına vararak, ruhsal gerçekliklerin farkına vararak, düşünmeyi
   düşünerek, benliğini geliştirerek, özgün bireysel etkinlikler yaparak öğrenme.
            Çalışma alanları: Yazar, Psikoterapist, Sosyal hizmet uzmanı, Dini lider, sanatçı, İş adamı, Ressam, heykeltıraş vb. alanlarda 
   başarıyla çalışabilirler.
             DOĞACI - VAROLUŞÇU ZEKA: ( Doğa, çevre ve canlı zekası) Doğadaki tüm  canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları
   üzerine düşünme becerisidir. Araştırmalar yapmayı sever. Doğadaki canlıları incelemekten  hoşlanır. İnsanın varoluşunun nedenlerini ve
   kendi varoluşunu düşünür. Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyarlar. Farklı canlı türlerinin isimlerine karşı dikkatlidirler, çiçek
   türleri hayvan türleri onlar için çok çekicidir. Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doğa ve gezi dergilerini incelemekten
   hoşlanırlar. Kendilerine özgü out-door etkinlikler düzenlerler  doğayla her şeyi paylaşırlar. Doğadaki bitki türlerine karşı duyarlıdırlar.
   Doğanın insanlar üzerindeki ya da insanın doğa üzerindeki etkisi ile ilgilenirler.
            Öğrenme yolu: Doğayı ve doğada olup bitenleri gözlemleyebilme yeteneği kazanarak, kendisinin de bu dünyanın bir parçası
   olduğunun  farkına vararak öğrenme.
            Çalışma alanları: Zooloji, Botanik, Organik Kimya, Biyoloji,  Jeoloji, Meteoroloji, Arkeoloji, Çiçekçilik, Tıp, Fotoğrafçılık,  Dağcılık,
İzcilik vb. alanlarda başarıyla çalışabilirler.
             ÇOKLU ZEKA TEORİSİNİN İLKELERİ
             · İnsanlar çok farklı zeka türlerine sahiptir.
            · Her insan aktif olarak kullandığı zekaları ile özel bir karışıma sahiptir. Her insanın kendine özgü bir zeka profili vardır.
            · Zekaların her biri insanda farklı bir gelişim sürecine sahiptir.
            · Bütün zekalar dinamiktir.
            · İnsandaki zekalar tanımlanabilir ve geliştirilebilir.
            · Her insan kendi zekasını geliştirmek ve tanımak fırsatına sahiptir.
            · Her bir zekanın gelişimi kendi içinde değerlendirilmelidir.
            · Her bir zeka hafıza, dikkat, algı ve problem çözme açısından faklı  bir sisteme sahiptir.
            · Bir zekanın kullanımı esnasında diğer zekalardan da faydalanılabilir.
            · Kişisel altyapı, kültür, kalıtım, inançlar zekaların gelişimi üzerinde etkiye sahiptir.
            · Bütün zekalar, insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özel kaynaklardır.
            · İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler çoklu zeka teorisini desteklemektedir.
            · Şu anda bilinen zeka türlerinden daha farklı zekalar da olabilir. Yaşamda hiçbir aktivite yoktur ki tek bir zeka bölümü içersin.    
   Yaptığımız çok basit işlerde bile farklı zeka bölümlerini kullanırız. Bir futbolcu hem Görsel - Mekansal hemde Kinestetik - Bedensel 
   Zekasını etkili bir biçimde kullanabilir. Bu zekalara ek olarak  Sosyal Zekayı da güçlü olarak kullandığında başarılı bir teknik direktör olabilir.
   Bu duruma en iyi örnek olarak da Fatih Terim gösterilebilir.          
            Başarılı bir saz üstadının iyi bir vücut - el kombinasyonuna ihtiyacı vardır. Doğal olarak, kinestetik ve müziksel Zekayı aynı anda
   kullanabilir. Eğer bu sanatçı dinleyicilerle arasında güçlü sözel bir bağ kurabiliyorsa, müzik yorumcusu olarak verdiği konserlerde de adını
   duyurabilir. Neşet Ertaş, Müziksel ve Bedensel Zekayı etkin bir biçimde kullanan bir müzisyendir. Daha çok kalabalık, abartılı ortamlarda
   bulunmak  yerine genellikle daha mütevazi bir yaşam sürdürmeyi tercih etmektedir. Bu durum, onun sosyal zekadan çok kişisel zekayı
   daha etkin olarak kullandığını gösterir.
            Bir başka örnekte, eğer sözel zekası güçlü bir insan bedensel ve  sosyal zekasını da etkili bir biçimde kullandığında başarılı bir 
   stand-up' çı olabilir. Bu duruma örnek olarak Yılmaz Erdoğan verilebilir. Diğer yandan sözel zekasını ve kişisel zekasını etkili bir şekilde
   kullanan bir başka insan da başarılı bir yazar olabilir.
            "Yaşam matematiksel ve sözel etkinliklerle sınırlandırılmayacak kadar renkli ve zengindir. Unutulmaması gereken çok önemli bir
   nokta   vardır. O da insanların kesinlikle bir zeka bölümü ile etkilenmemesi  gerçeğidir. Çünkü Çoklu Zeka Teorisinin en önemli ilkelerinden
   biri,  zekaların sürekli bir gelişim dinamizmine sahip olduklarıdır."
            Hiçbir insan "Benim sözel zekam daha yüksek, diğerleri değil" gibi ifadelerle kendine sınırlar koymamalıdır. Tüm zekaların yaşam
   boyu gelişme fırsatı vardır. İnsanlar, güçlü olan zeka bölümlerini daha  yoğun kullanırlar, fakat diğer zekalarının gelişimi için de çaba 
   harcadıklarında yaşamlarına renklilikler katabilirler.
             ÇOKLU ZEKA ALANLARININ GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ?
             Çoklu zeka teorisinin savunduğu en önemli etkenlerden birisi, bütün insanların göreceli olarak bütün zeka alanlarını yeterli bir 
   uzmanlık düzeyinde geliştirebilme yeteneğine sahip olduğudur. Çoklu zekada kişiye güçlü veya zayıf zekası gibi tanımlama yapmak 
   sakıncalıdır. Çünkü, bir insanın zayıf zekası diye ölçülen zekası,  eğer onu geliştirme fırsatı tanınırsa, belli bir süre sonra o kişinin en güçlü
   zekası haline gelebilir.
            Biyolojik Nitelik, Bu kategori, bir bireyin genetiksel ve kalıtımsal olarak taşıdığı izler ile bu bireyin beyninde doğumdan önce, doğum
   sırasında veya doğumdan sonra meydana gelen tahripleri kapsar.
            Örneğin, eğer bir anne gebelik esnasında içki, sigara, veya çeşitli  uyuşturucu maddeleri kullanmakta ise, bu durum muhtemelen
   daha cenin halindeki çocuğunun hassas bir şekilde gelişen sinir sistemini de  tahrip etmiş ve onun ileride tamir edilemez bir şekilde
   beynini zedelemiş olacaktır. Dolayısıyla, bazı çocuklar daha doğuştan itibaren kendi zeka alanlarını geliştirmede çeşitli engellerle karşı 
   karşıya kalabilmektedirler.
            Kişisel hayat hikayesi, Bu kategori, bir bireyin çeşitli zeka alanlarının gelişimini hem olumlu hem de olumsuz yönde etkileyen
   ebeveynleri, arkadaşları, öğretmenleri ve diğer insanlarla olan bütün ilişkilerinin, etkileşimlerinin ve tecrübelerinin doğasını kapsar.
   Örneğin,
            * Eğer bir bireyin ebeveynleri bir viyola, bir piyona veya benzeri  müziksel enstrümanı alamayacak kadar yoksul ise, bu bireyin 
   müziksel-ritmik zekasının gelişmesi de geri kalabilir.
            * Eğer bir bireyin ebeveynleri çocuğunun ressam olma arzusuna karşı  çıkıp onun bir hukukçu olmasını istemişlerse, gelişimini
   engelleme  pahasına onun sözel-dil zeka alanının gelişimine zemin hazırlamışlardır.
            * Eğer bir birey geniş bir aile ortamında doğmuş, büyürken ailesine yardım etmek için çalışmak zorunda kalmış ve kendisi de bir
   yetişkin olarak halihazırda geniş bir aile yapısına sahip ise, muhtemelen bu birey özel hayatında belli kişisel amaçlarını, ideallerini veya
   hayallerini gerçekleştirmek (yani, içsel zeka alanını geliştirmek) için de fazla zaman bulamamıştır.
            * Eğer bir birey kırsal kesimde büyük bir çiftlikte doğup büyüdüyse,  muhtemelen bu birey büyük bir şehrin merkezinde doğup
   büyüyen başka  bir bireye kıyasla doğacı zeka alanını geliştirmek için daha çok  fırsata sahip olmuştur.
           * Tarihsel ve kültürel özgeçmiş, Bu kategori, bir bireyin doğduğu ve büyüdüğü yer ve zamanla birlikte bu bireyin doğumdan sonra
   içinde  yaşadığı toplumun çeşitli boyutlarındaki ve kültürel gelişim ve değişimlerin doğasını kapsar. Örneğin, eğer bir birey öğretim 
   programı dışındaki sosyal etkinliklerin maddi ve manevi olarak desteklendiği bir dönemde öğrenci olarak tiyatroya karşı doğal bir ilgi
   duyduysa, muhtemelen bu bireyin sosyal ve bedensel zeka  alanlarının gelişimi de aynı fırsatı bulamayan başka bir bireye  kıyasla daha
   iyi bir düzeyde olmuştur.
           * Kristalleştirici veya felce uğratıcı deneyimler, Bir bireyin çoklu  zeka alanlarının gelişiminde "kristalleştirici deneyimler" ve "felce
   uğratıcı deneyimler" olmak üzere iki anahtar süreçten söz etmek mümkündür. Kristalleştirici deneyimler, bir bireyin yeteneklerinin ve
   potansiyellerinin gelişiminde "dönüm noktaları" sayılabilecek tecrübeleri içerirler. Bu olaylar, birey hayatının herhangi bir döneminde
   olabileceği gibi daha ziyade bireyin çocukluk döneminde vuku bulurlar.
           * Nitekim, dahi olarak bilinen ve kabul edilen dünyadaki bir çok kimselerin hayat hikayeleri incelendiğinde birtakım basit
   deneyimlerin bile onların çalışmalarını veya performanslarını ne kadar çok esinlendiği görülecektir. Örneğin, Albert Einstein için bu 
   deneyim, beş yaşında iken babasının ona hediye ettiği basit bir manyetik pusula sonucundadır. Einstein'a göre, bu yaşantısı onda içinde
   yaşadığımız evrenin gizemlerine karşı büyük miktarda merak ve keşif isteği uyandırmıştı. Gerçekte, bu deneyim Einstein'ın uyuyan
   dehasını harekete geçirdi ve onu yirminci yüzyıl düşünce dünyasının önemli bir figürü haline getirecek buluşlar yolculuğuna başlattı.
            * Öte yandan, felce uğratıcı deneyimler, kristalleştirici deneyimlerin aksine bir bireyde varolan zeka potansiyellerini söndüren,
   körelten veya yok eden tecrübeleri içerirler. Felce uğratıcı deneyimler, genellikle bir bireyin belli bir zeka alanının sağlıklı gelişmesini
   engelleyen utanma, aşağılanma, suçluluk duygusu, korku ve kızgınlık gibi olumsuz duygularla doludur.
           *  Örneğin, son sanatsal kreasyonunu bir şeyi başarmış olmanın verdiği  büyük bir heyecan ve coşku ile öğretmenine göstermeye
   çalışan bir öğrenciyi eğer öğretmen onu sınıf arkadaşları önünde aşağılar ve küçük düşürürse, muhtemelen bu öğretmen o öğrencinin
   görsel-uzaysal zeka alanının gelişiminin sona ermesine de damgasını vurmuş olur. Aynı şekilde, bir müzik enstrümanını daha çok küçük
   yaşlarda öğrenmeye çabalamakta iken ebeveynlerinden birinin sürekli olarak "gürültü yapmayı kes!" tepkisiyle karşılaşan bir çocuğun
   asla bir daha herhangi bir müzik enstrümanının yanına dahi yaklaşmayacağını tasavvur etmek de çok zor olmasa gerek.
            * Bütün bu faktörlerin etkileşimini Mozart'ın hayat hikayesinde görebilmek mümkündür. Hiç şüphesiz ki, Mozart hayata güçlü bir
 biyolojik yetenekle geldi. Aynı zamanda, Mozart müziksel zeka alanı güçlü olan bireylerin oluşturduğu bir aile ortamında doğdu ve
 büyüdü. Nitekim, Mozart'ın babası oğlunun müziksel zeka alanındaki gelişimini desteklemek için kendi kariyerini hiçe sayarak sona erdiren
 başarılı bir besteciydi. Ayrıca, Mozart zamanın Avrupa'sında müzik dahil bütün sanatsal faaliyetlerin, performansların veya eserlerin
 maddi ve manevi olarak her yönden desteklendiği bir dönemde yaşadı. Dolayısıyla, Mozart'ın bir yetişkin olarak müziksel dehalığı hem
 biyolojik, hem ailevi, hem de toplumsal etkenlerin bir bileşkesi ile  doruğa ulaştı. Ancak, eğer Mozart tamamıyla "müziksel özürlü" olan 
veya müziğin bir şeytan işi olarak algılandığı bir aile ortamında doğup büyüseydi, acaba sonuç ne olacaktı? Muhtemelen, Mozart'ın  biyolojik yeteneğine karşı çıkan güçler yüzünden onun müziksel dahiliği bu derece yüksek bir düzeye asla erişemeyecekti. Bu bağlamda, çoklu zeka teorisi, bir bireyin çeşitli zeka alanlarının gelişiminde en az "kalıtım" kadar (hatta bazen kalıtımdan da daha çok) bireyin içinde yaşadığı ekolojik ve kültürel "çevre"nin önemli bir rol oynadığını savunmaktadır.
 
                IQ TESTLERİNİN SONA ERİŞİYLE YENİ BİR ÇOKLU ZEKA TESTİ DOĞUYOR MU?
             Teoriye ilişkin uygulamaların artması ile birlikte pek çok eğitim  bilimci, insanların zeka bölümlerinin değerlendirilmesine yönelik 
   çalışmalara başladılar. Bu çalışmalar içinde Prof. GARDNER'ın da desteklediği en önemli çalışma, eğitim bilimci Thomas ARMSTRONG
   tarafından yapıldı. Bu çalışma, zekaların temel özelliklerini kendi içlerinde sınıflandırarak insanların zeka profilleri hakkında genel  bir fikir
   vermektedir. Çoklu Zeka Teorisinin en önemli ilkelerinden biri, zekanın geliştirilebileceği gerçeğidir.
             ÇOKLU ZEKA TEORİSİNİN EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE KULLANILMASI
             İnsanlarda baskın olan zeka bölümlerini ya da farklı bir deyişle her insanın kendine özgü kolay öğrendiği öğrenme yolunu
   kullanarak o insana öğrenmede zorlandığı pek çok şeyi öğretebiliriz. Daha açık  bir ifadeyle, insanların kendilerine en yakın gelen, en çok
   zevk aldıkları ilgi ve yetenek alanlarını etkili birer araç olarak  kullanarak, onlara farklı alanları tanıma ve öğrenme için kapılar açabiliriz.
            Örneğin, görsel yanı güçlü, resimler, şekiller yoluyla düşünen,  çizmekten zevk alan bir öğrenci için, matematik gibi soyut bir
   dersi  öğrenmede zorlandığı durumlarda, matematikteki öğrenme sürecini anlamasını kolaylaştırma amacıyla, o öğrencinin görsel yanı
   bir araç  olarak kullanılabilir. Bu öğrenciye okuduğu problemlerin şekiller ve resimlerini yapma fırsatı sunulduğunda ya da sayılar yerine
   resimler yerleştirildiğinde ona zor gelen matematik dersine karşı bu öğrencinin tutumları da değişmeye başlar.Olumlu duyguların
   öğrenme sürecine pozitif katkıları olduğu bilimsel gerçeğini kabul ettiğimizde, eğer öğrenciler zevk aldıkları yollarla çalışırlarsa
   zorlandıkları alanlarda bile zevkle çalışıp kolaylıkla öğrenebileceklerdir. Örneğin müziksel zekası güçlü olan bir öğrencinin müziksel zekası,
   tarih dersindeki bilgileri öğrenmede bir  araç olarak kullanılabilir. Öğrencilerin öğrendikleri bilgileri dörtlüklere dönüştürmelerini ve 
    onlardan bir şarkı hazırlamalarını istediğimizde, bu işi zevkle yapacaklar, kendi hazırladıkları şarkıları unutmayacakları için, şarkının
   sözlerindeki bilgileri de bu yolla öğrenmiş olacaklardır. İnsanların zevkli çalıştıkları bilim alanlarının diğer bilim alanlarında kullanımı ile pek
   çok alanda çalışmak ve öğrenmek kolaylaşabilir.
            Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki eğitim-öğretim programlarında disiplinler arası geçişlerin hızlanması öğretim araçlarının
   zenginleştirilmesi ile öğrenme ortamları farklı kişisel özellikler  gösteren öğrenciler için zevkli ve eğlenceli hale gelirken öğrenme oranı da
   yükseltilebilir, eğitim öğretimin etkinliği arttırılabilir. "Her öğrencinin kolaylıkla öğrenebildiği bir yol mutlaka vardır ve yine her öğrencinin
   ne kadar çok öğrenme zorluğu çekse de mutlaka  yetenekli olduğu bir beceri alanı vardır. Önemli olan eğitimcilerin  ve ailelerin
   çocuklarının ilgi ve yetenek alanlarını dikkatle gözlemleyerek, onların kendilerini güçlü hissettikleri yollarla bu çocuklara güven desteği
   vererek öğrenme süreçlerine yardımcı olabilmektir."
            Çoklu zeka teorisinin sınıflarda öğrenme ortamlarında kullanılmasıyla beynin hem sağ hem de sol lobu aktif hale getirilir. Bunun
   sonucu da insan beyninin kullanım yüzdeliği artar. Beynin aktif olarak kullanıldığı ortamlarda öğrenciler, yüksek düşünme  becerileri
   geliştirir, öğrencilerin hayal güçleri zenginleşir ve öğrenme etkinliği artar.
            Çoklu zeka teorisinin eğitim ve öğretim ortamlarında kullanılması  21. yüzyılda toplumsal gelişmeler için bir başlangıçtır. Çünkü
   çoklu zeka teorisi, kişisel farklılıkların geliştirilmesi için önemli bir  araçtır.
            Her bir zeka kendine özgü eğitim ve öğretim araçlarına, tekniklerine sahiptir. Eğitim ve öğretim programlarının oluşturulmasında
   ve zenginleştirilmesinde çoklu zekaların her birinin kendine özgü teknikleri kullanılabilir.
            Çoklu Zeka Teorisi, kişisel gelişim alanında ortaya atılmış en önemli teoridir. Teorinin özü yaşam boyu gelişimi ve öğrenmeyi
   içerir.
            8 farklı öğrenme yolunu sınıflarımızda etkin olarak kullandığımızda yaşamın daha ilk yıllarında öğrencilerimize tüm zekalarını
   geliştirebilecekleri verimli öğrenme ortamları oluştururken, sınıflarımızdaki öğrenme oranını da maksimuma çıkarma yolunda önemli bir
   adım atmış oluruz. Farklı öğrenme yollarının sunulduğu, zevkli ve heyecanlı öğrenme deneyimlerinin oluştuğu ortamlar, öğrenciler için
   kuşkusuz eğitim ve öğretim için en verimli gelişim ortamlarıdır. Değişik öğrenme yollarının, düşünmeye dayalı etkinliklerin yer aldığı
   derslerde, öğrencilere beyinlerini aktif olarak kullanma fırsatı verilir. Ezbere dayalı, kuru bilgiler yerine öğrenciler  öğrenme sürecinin
   içine alınırlar ve öğrenmede aktiftirler. Aktif  öğrenme ortamlarında yaşayarak öğrenme sonucu, öğrendikleri bilgileri gerçek yaşamda
   etkili bir biçimde nerelerde nasıl  kullanacaklarını öğrenirler.
            Çoklu Zeka Teorisinin eğitim ve öğretimde uygulanmasıyla gelecek  adına pek çok hedeflere de kendiliğinden ulaşılacaktır. Prof. 
   GARDNER' ın çoklu zeka teorisini ortaya atması ile en büyük hedefi "öğrenen toplumların" oluşturulmasıdır. Çünkü teoriye göre, yaşam
   boyu gelişim ve öğrenme heyecanı taşıyan çocuklar küçük yaştan  itibaren eğitim ve öğrenmeye karşı olumlu duygularla yetişirken,
   beyinlerini maksimum şekilde aktif olarak kullanabilirler, öğrendikleri bilgileri sorgularlar, eleştirirler, ön yargıları, kalıpları bir kenara
   bırakarak düşünürler ve düşündükleri ile gerçek yaşam arasında köprüler oluştururlar.
Çoklu Zeka Teorisinin uygulandığı sınıflarda okul, duvarların dışına gerçek yaşama taşınır. Öğrencilere bir yandan öğrenme            
potansiyellerini yükseltme fırsatı sunulurken, bir yandan da kendini tanıma, kendine güven, etkili iletişim kurma gibi kişisel ve
sosyal pek çok alanda da gelişim için destek verilir.
Çoklu Zeka Teorisinin eğitim ve öğretimde kullanımı ile kişiler arası bireysel farklılıklara değer verilir ve bu farklılıkların gelişimi için
ortamlar oluşturulur. "Eğitim ve öğretimin amacı, tekdüze beyinler yerine farklılıkları arttırmaktır." Çoklu Zeka Teorisinin eğitim ve
öğretimde kullanımı, sınıflarda farklı öğrenme tekniklerinin hazırlanması ile her öğrenciye eşit öğrenme fırsatı verilir. Bunun sonucu
da öğrenme güçlükleri yerine öğrenme farklılıkları üzerine konuşulur. Çoklu Zeka Teorisi dünya eğitim tarihinde tekdüze eğitim
yöntemlerinden kurtuluşun çıkış  noktasıdır.
            ÇOKLU ZEKA ALANLARI ENVANTERİ
             Unutmamak gerekir ki bir bireyin sahip olduğu çoklu zeka alanlarının gerçekçi bir profilini ortaya çıkarmak, bir çoklarınca sanıldığı
   kadar basit ve kolay bir iş değildir. Çünkü, hiçbir test veya ölçek  bir bireyin sahip olduğu zeka alanlarının doğasını veya niteliğini doğru
   olarak tek başına kararlaştıramaz. Bu konuda önerilebilecek en iyi yol, ölçeğin sonuçları ile birlikte, her bireyin her zeka alanıyla ilişkili
   olan çeşitli işlerde, etkinliklerde veya tecrübelerde kendisinin sergilediği performansının gerçekçi bir değerlendirmesini yapmasıdır.
            "Çoklu Zeka Alanları envanteri" hiçbir şekilde bir zeka testi değildir ve asla bu amaç için kullanılmamalıdır. Bu envanterin asıl
   amacı, bir
    bireyin kendisini sekiz farklı zeka alanında da sahip olduğu tecrübeleriyle ilişki kurmasına yardım etmektir. Bu değerlendirme, kişilere
    yaşamında yoğun olarak kullandığı zeka bölümleri hakkında fikir verirken, geliştirmesi gereken zeka bölümlerini de fark etmesine
    yardımcı  olacaktır.
             YÖNTEM
             Gardner'ın Çoklu Zeka Teorisi incelendi ve Gardnerin de desteklediği Armstrong'un yetişkinler için hazırladığı Çoklu Zeka Envanteri 
   dilimize çevrildi. Ayrıca envanterdeki maddeler Türk Dili uzmanlarınca hem dil kuralları açısından hem de anlaşılırlık açısından
   değerlendirildi. Bu  işlemler yapılırken maddelerin Türk kültürüne uygun olması için gerekli olan niteliksel analizleri  yapıldı.
            300 öğrenci ilk öğretim okulundan, 300 öğrenci özel okuldan ve 300 öğrenci dershaneden seçkisiz olarak seçilerek toplam 900
   öğrenciye  ölçek uygulandı. Yapılan analizler sonucunda güvenirliği düşük olan maddeler elendi. 1 hafta aralıkla uygulanan son test
   sonucunda  test  maddelerinin güvenirlik katsayılarının yüksek olarak çıktığı saptandı. Ayrıca her zeka tipinin cinsiyetle ilişkisini sap-       tamak  için t, yaş ve     sosyo-ekonomik düzeyle ilişkisini saptamak için f  testi analizi de yapılmıştır.

 

            KAYNAKÇA

            Akgün, Ş. Öğretmen Adaylarına Fen Bilgisi Öğretimi, Pegem Yayıncılık,1999
            Armstrong, T.(1987). Describing Strengths in Children Identified as  "Learning Disabled" Using Howard Gardner's Theory of
   Multiple intelligences as an Organizing Framework. Dissertation Abstracs International, 48, 08a (University Microfilms No. 87-25, 844)
            Armstrong, T.(1988). Learning differences-not disabilities.  Principal, 68(1), 34-36.
            Armstrong, T. Seven Smart,1997
            Armstrong, T.(1998). Awekening Genius in the Classroom. Alexandria, VA: Association for Supervision and Curriculum
   Development.
            Armstrong, T.(1999). 7 Kinds of Smart: Discovering and Identifying Your Multiple Intelligences, Revised and Updated with
    Information  on  2 New Kinds of Smart. New York, NY: Plume.
            Armstrong, T. (2000). Multiple Intelligences in the Classroom.
            Alexandria, VA: Association for Supervision and Development.
            Barth, R.(1990). Improving Schools Within. San Francisco, CA:  Jossey-Bass.
            Bellanca, J.Active Learning Handbook for the MULTIPLE TNTELLIGENCES           CLASSROOM SkyLight,1997
            Brestrich,Topçu,E.,"Dönüşümcü Liderlik", SE-BA Yayınları,2000
            Buzan, T.,& Keane, R., "Dehanın el kitabı" Sabah Kitapları,1994
            Champell, B.,& Champbell, L., Teaching & Learning Through Multiple Intelligences ALLYN AND BACON 1996
            Champbell, L. (1997). How teachers interpret MI Theory. Educational Leadership, 55(1), 14-19.
            Champbell, L. And Champbell, B.(1999). Multiple Intelligences and Student Achievement: Success Stories from Six Schools.
    Alexandria,
            VA: Association for Supervision and Curriculum Development.
            Champell, B., The Multiple Intelligences Handbook Lesson Plans and  More,1994
            Checkley, K. (1997). The first seven...and the eight: A conversation  with Howard Gardner. Educational Leadership, 55(1), 8-13
            Cooper, H.M.and Tom, D.Y.H.(1984). Teacher expectation research: Areview with implications for classroom instruction.
    Elemantary  School Journal, 85(1), 77-89.
            Cüceloğlu, D., Savaşçı, Sistem Yayıncılık, 1999
            Demirel, Ö., Türkçe Öğretimi, M.E.B.,1999
            Elkind, D.H. and Sweet, F.(1997). The Sokratic approach to character  education. Educational Leadership, 55(1), 56-69.
            Evans, R. (1993). The human face of reform. Educational Leadership,  51(1), 19-23.
            Fen Bilgisi Öğretimi,M.E.B.,1999
            Fender, G., "Öğrenmenin ABC'si" Sistem Yayıncılık,1998
            Fitzpatrick, J., Developing Responsible Behavior in Schools, Kültür Koleji Eğitim Seminer Notları,2000
            Galeman, D., Duygusal Zeka, Varlık Yayınları,1996
            Gardner, H., Intelligence Reframed Multiple Intelligences, Basic Books,1993
            Gardner, H., Multiple Intelligences: The Theory in Practice, Basic  Books,1993
            Gardner, H.(1983). Frames of Mind: The Theory of Multiple  Intelligences. New York, NY: Basic Books.
            Gardner, H.(1995). Reflections on multiple intelligences: Myths and  messages. Phi Delta Kappan, 77(3), 200-203, 206-209
            Gardner, H. (1997). Multiple intelligences as a patner in school  improvement. Educational Leadership, 55(1), 20-21.
            Gardner, H.(1999). Intelligence Reframed: Multiple Intelligences for  the 21 Century. New York, NY: Basic Books.
            Goleman, D.(1995). Emotional Intelligence. New York, NY: Bantam Books.
            Gronlund, E.N., Measurement & Evaluation Teaching, Macmillan  Publishing,1992
            Harmin, M.(1994). Inspiring Active Learning: A Handbook for  Teachers. Alexandria, VA: Association for Supervision and
   Curriculum  Development.
            Hart, L.(1981). Don't teach them: Help them learn. Learning, 9(8), 39-40.
            Hyerle, D.(1996). Visual Tools for Constructing Knowledge.
            Alexandria, VA: Association for Supervision and Curriculum Development.
            Hoerr, T.R.(2000). Becoming A Multiple Intelligences School.
            Alexandria, VA: Assocition for Supervision and Curriculum  Development.
            Healy, J., Çocuğunuzun Gelişen Aklı, ENKA Okulları Yayınları,1997
            Holt, J., Çocuklar Neden Başarısız Olur?, Sistem Yayıncılık,1997
            Hyson, C.,M., The Emotional Development of Young Children, Teacher College Press, 1994
            Johnson, D, W. Johnson, R.T. and Holubec, Edythe J.(1994). The New   Circles of Learning: Cooperation in the Classroom and
    School.
            Alexandria, VA: Association for Supervision and Cırriculum Development.
            Kovalik, S. (1993). ITI: The Model: Integrated Thematic Instruction.  Village of Oak Creek, AZ: Books for Educat
            Lazear, D., The İntelligent Curriculum, Zephyr Press,2000
            Martin, M., Multiple İntelligences in the Mathematics Classroom,  SkyLight,1996
            Maviş, A., Hızlı Okuma Teknikleri, Hayat Yayınları,2000
            Meriam, S.B.(1990). Case STUDY Research in Education. San Francisco,  CA: Jossey-Bass.
            Musial, D.(1996). Designing assessments in a problem-based learning context. The Problem Log, 1(2)
            REIN, R. & REIN,R., Çocuklarınızın Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? (6-12 Yaş), Özgür Yayıncılık,2000
            Rhodes Offutt, E., An Elementary Teacher's Guide to Multiple  Intelligences GA 1607,1997
            Robbins, A.,İçindeki Devi Uyandır, İnkılap Yayınevi,1995
            Robbins, A., Sınırsız Güç, İnkılap Yayıncılık,1993
            Saban A, Çoklu Zeka teorisi ve Eğitim, nobel yayınları, 2001
            Salovey, P., & Sluyter,J.D., Emotional Development and Emational  Intelligence,BASIC BOOKS,1997
            Saygın, O., Kişisel Değişim Stratejileri, Hayat Yayınları,1999
            Saygın, O., Negatif Limanlardan Pozitif Sulara, Hayat Yayınları,1999
            Schlechty, P.C.(1993). On the frontier of school reform with  trailblazers, pioneers, and settlers. Journal of Staff Development,14, 46-
                       51.
            Silver, H.F.,Strong, R.W. and Perini, M.J. (2000). So Each May Learn: Integrating Learning Styles and Multiple Intelligences.
            Alexandria, VA: Association for Supervision and Curriculum Development.
            Sönmez, V., Program Geliştirmede Öğretmen El Kitabı,Anı Yayıncılık,1999
            Sönmez, V., Sosyal Bilgiler Öğretimi ve Öğretmen Kılavuzu,M.E.B.,1999
            Teacher Created Materials, Inc The Best of Multiple Intelligences  Activites,1999
            Torp, L. And Sage, S.(1998). Problems as Possibilities: Problem-Based Learning for K-12 Education. Alexandria, VA: Association for
                      Supervision and Curriculum Development.
            Weinreich-Haste, H.(1985). The varieties of intelligence: An interview with Howard Gardner. New Ideas in Psychology, 3(4), 47-
   65.
            Wolf, D.P., LeaMahieu, P.G. and Erest, J.(1992). Good measure:Assesment as a tool for educational reform. Educational
   Leadership,  49(8), 8-13.
            Vester, F., Düşünmek, Öğrenmek, Unutmak, Arıtan Yayınevi,1994
            Yaşadıkça Eğitim Dergisi, Kültür Koleji Yayınları, Haziran 1999
            Yavuz, K., eğitim - Öğretimde Çoklu Zeka Teorisi ve Uygulamaları,Özel Ceceli Okulları eğitim dizisi -1, Nisan 2001
            Yavuz, K., NESA Teacher's Conference, Seminer Notları, 2001
            Yıldırım, A. Ve Şimşek, H.(1999). Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma
            Yöntemleri. Ankara: Seçkin Yayınevi.
            İnternet Adresleri:
            www.yahoo.com, www.amazon.com, www.altavista.com, www.arabul.com,
            www.thomasarmstronu.com, www.iss.stthomas.edu/studyquides
 
      Anasayfa    
 
Çağdaş Eğitim©2007